Üçlemenin ardından bu tip bir film tabii ki bekleniyordu.Çünkü bu sahneleri 3-5 saniyelik periyotlar halinde(Wolverine'in kabusları şeklinde) 9 sene önce görüyorduk.Bir nevi bu filmin tanıtımı 9 sene öncesinden ilk filmle birlikte yapılmaya başlanmıştı.Tabi o zamanlar daha bir çocuk aklıyla izliyorduk ve etkilenmemek elde olmuyordu.Şimdi ise daha sinemasal baksamda olaya o zamandan kalan hayranlıkla yazıyorum yazımı.Sinemasever bir arkadaşım,filmin yarı amatör halini verdi bana.Yarı amatör derken her şey orjinaliyle aynı,sadece bazı efektli sahnelerde kullanılan animasyonları görüyorsunuz.Kimi sahnelerde oyuncuları tutan halatları v.s.Tabi uzun sürüp film keyfinizin içine etmiyor. Sadece film çekilirken yapılan bazı hile hurdaları görüyorsunuz.Filme devam edersek,diğer 3 filmi tamamlayan bir öge olmuş.Tamamen Wolverine'e adanmış bir yapıt.Aklınızda o zamandan kalan soru işaretlerinin kaybolduğunu hissediyorsunuz.Aslında böyle yapılması seriyi daha giz'li kıldı düşüncesindeyim.Hem günümüz teknolojisi hem de günümüz sinema sanatı,ilk filmlere göre daha etkili görseller sundu bize.Filmin gösterim tarihi 1 Mayıs,,eş zamanlı olarak ta ülkemizde.Blogger beni işten çıkarma :)
Son zamanlarda eşi benzeri bulunmayan bir yapım.Çizgi romanı beyaz perdede yaşamak diyebiliriz Sin City için. Frank Miller,Robert Rodriguez ve konuk yönetmen Tarantino'nun eseri.Filmin 3 ayrı koldan birbirini tamamlaması kesinlikle Tarantino'nun işi olmalı.Bazı sahneleri animasyonumsu gerçeklik diye tabir etsem doğru olur mu bilmiyorum ama bu tabiri aksettiğim sahneler,300 Spartalı'dan da hatırlayacağımız üzere Frank Miller'dan çıkmış olsa gerek.Zengin bir oyuncu kadrosuna da sahip olan filmde,Bruce Willis,Mickey Rourke,Jessica Alba,Michael Madsen,Clive Owen,Elijah Wood başta olmak üzere Benicio Del Toro,Josh Hartnett,Brittany Murphy gibi yıldızlarda karşımıza çıkmaktadır.2. filmi iple çekiyorum.Danny Trejo,Rose McGowan gibi isimlerin ne yapacağını bilmiyorum ama Antonio Banderas'ın 2.filmde boy göstermesi büyük olasılık. 3.filmde de Johhny Depp seriyi sürderecek gibi gözüküyor.Abartmayalımda ölmeden önce izleyin.
Filmin başı ve sonunu iki nokta olarak nitelendirirsek;Carlito,gitmek istediği yolu bu iki çizgi arasında bizlere sunuyor.Carlito için hayatta en önemli olan şeyin sadece düşlediği,hayalini kurduğu şeylerin gerçekleşmesi,ancak bunu bıçağın sırtındayken yapıyor.Hayatı basite indirgemek düzgün bir yaşam sürmesi için tek çaresi gibi gözüküyor,hapis öncesi yaşadığı karanlık hayatından sıyrılmaya çalışmasından bahsediyorum basite indirgeme derken.Tehlikeli bir çevren ve senin yanında gibi gözüksede kendi çıkarları için seni bıçağın keskin tarafına sürükleyen insanlar var.Hayallerine koşarken yalnız değilsin gerçek anlamda yanında olan tek kişi var! Ve filmden gerçek bir son çıkıyor.Bu hayatta her kimseye acı çektiren biri varsa,hesabını ödemeden ölümle yüzleşemez. Aslında bir bakıma film başladığı noktada sona eriyor.
Bu yazdıklarıma Al Pacino'nun her filme kattığı o ayrı havayı,yüzlerce defa dinlesekte sıkılmayacağımız aksanını,yanına birazda Sean Penn'i eklersek karşınıza Carlito'nun yolu çıkıyor.Scarface'in daha efendicesi desem.. ne dersiniz? tipik bir Brian De Palma imzası...
Yakaladığım Kareler
"Doğru yola girmezsen nefesin tükenir,yığılır kalırsın."
Kamera Arkası
fesat karıştırmayalım :)
Yönetmen:
Brian De Palma
Yapım Yılı:
1993
Firma:
Bregman/Baer Productions
Süre:
2 saat 24 dk
Dil:
İngilizce, İspanyolca
IMDB Puanı:
7.8 (42,336 Oy)
Ülke:
Amerika
Tür:
Polisiye, Dram, Gerilim
Al Pacino
Sean Penn
Penelope Ann Miller
John Leguizamo
Ingrid Rogers
Luis Guzmán
James Rebhorn
Joseph Siravo
Viggo Mortensen
Richard Foronjy
Carlito 'Charlie' Brigante
David Kleinfeld
Gail
Benny Blanco
Steffie
Pachanga (Luis Guzman)
Dist. Atty. Norwalk
Vincent 'Vinnie' Taglialucci
Lalin
Pete Amadesso
Sınav zamanıydı Sinema blogumla pek ilgilenemedim.Kaldığım yerden devam edesim var haydi bakalım.
"Ne gelir elimizden insan olmaktan başka" Charlie Chaplin
Respect
"Respect your efforts, respect yourself. Self-respect leads to self-discipline. When you have both firmly under your belt, that's real power" Clint Eastwood
İletişim
Sinema Severler
Alıntılar
"Kurgu filmlerde yönetmen Tanrıdır, hayatı onun yaratması gerekir."
Alfred Hitchcock
"If you don`t bet, you don`t have a chance to win." "Eğer riske-bahise- girmezseniz,kazanmak için şansınız yoktur."
Francis Ford Coppola
"Neden anlaşılmaz olmaya çalışayım ki? Bu anlaşılır olmaya çalışmak kadar saçma bir şey."
Andrey Tarkovski
"I didn't go to film school. I guess my whole experience has been just to make films." "Film okuluna gitmedim. Tahminimce bütün deneyimimi sadece film yaparak kazandım."
Christopher Nolan
"Herşeyin ne anlama geldiğini ya da nasıl yorumlanacağını bilmemek daha iyidir, aksi takdirde olayları kendi akışına bırakmaya korkarsınız. Anlamlardan konuşmak beni çok rahatsız ediyor. Çünkü anlam çok kişisel birşeydir ve herkese göre değişir. Filmlerimi anlamaya çalışmayın"
David Lynch
"Dünya karanlık değil mi? Siz etrafınıza baktığınızda, mutluluk mu görüyorsunuz? Sanmıyorum."
Bela Tarr
"Bilerek gelin izleyin ve bildiklerinizi unutup bir şey beklemeyin."
Michael Haneke
"There`s no such thing as simple. Simple is hard." "Basit diye bir şey yoktur. Basit zordur." Martin Scorsese
"When people ask me if I went to film school I tell them, `no, I went to films." "İnsanlar bana film okuluna gidip gitmediğimi sorduklarında onlara: Hayır, filmlere gittim diyorum." Quentin Tarantino