Into The Wild (2007)

Medeniyetten zehirlenmektense yabanda kaybolmayı yeğleyen bir gencin hayatı. Üniversite'den mezun olduktan sonra var olma gerçeğinden uzaklaştığını fark eden bu gencimiz vuruyor kendisini doğaya. Benliğini bulduğu,mutlu olduğu yere... Kimliği dahil her şeyini geride bırakarak yabana yapılan bu yolculuk hikayesi,filmin içerisinde geri dönüşler ve açıklayıcı ögelerle tamamlıyor. Kendisine Alexander Süperberduş ismini veren kahramanımız yolculuğu sırasında çok güzel arkadaşlıklar ediniyor. Ailesinden ve çevresinden görmediği güzellikleri yolculuğunda karşılaştığı,iyi ilişkiler kurduğu kişilerden görüyor. Aslında herkese hayat dersi veriyor. Olmak istediğimiz kişi miyiz? Var olma gerçeğine ne kadar yakınız?

Tek isteği yaşamadığı deneyimler yaşamak ve özgürlük olan Chris,Alaska kırsalında kendisine terkedilmiş bir otobüs buluyor ve hikayenin geneli burada "Sihirli Otobüs" geçiyor. Dediğim gibi geri dönüşler de bu gerçek hikayeyi tamamlıyor. Bitiş ise hüzünlü olduğu kadar Chris'in tam da istediği gibi;Aç kalıyor ve yenilmemesi gereken bir otu yiyerek zehirleniyor. Bir süre sonra doğanın tam ortasında Sihirli Otobüsünün içinde hayata gözlerini yumuyor.

Okuyarak değil gezerek daha fazla öğrenileceğini bize kanıtlayan bu filmde yaşanan şeyler bir senaryodan ötede tabii ki. Yaşanmış bir hikayeden uyarlanan filmin senaryo ve yönetmenliği Sean Penn'e ait. Süperberduş-Chris McCandless başrolüyle Emile Hirsch bize üstün oyunculuk performansını gösterirken bizde filme tam not veriyoruz. İzlediklerimin arasında ilk 20'ye rahat girer.

Yakalananlar...
Hikayeyi yaşamış olan şahsın fotoğraf makinesinde tab edilmeden duran pozu.

0 yorum: