Godzilla (1954)

Yıl, sinemanın Seven Samurai, On the Waterfront, Rear Window gibi başyapıtlarını beyaz perdeye yansıtan 1954 ve sinema dünyası Tokyo limanından su yüzüne çıkan nükleer yaratık Godzilla gerçeği ile karşı karşıya kaldı. Bu film o güne kadar çekilen en iyi yaratık filmi, günümüze kadar gelişen türünün öncüsü, komedi niyetine değil, bilim-kurgu olarak izlenmesi gereken bir kült film olarak kabul gördü. Çekilen diğer bilim-kurgu filmleri Godzilla'dan bir çok teknik öğrendi, geliştirdi. Godzilla 1954'ten günümüze kadar çekilen 32 ayrı başlıkta kimi zaman kenti yok etti, kimi zaman ise insanlığı uzaylı istilasından kurtardı. Kimi zaman King Kong kimi zaman King Ghidorah ile karşı karşıya geldi. Godzilla'nın yok olduğu seri filmlerinde Japon çocuklar yemeyi içmeyi kesti. Japonlar toplumsal olarak zihinlerinde bastırdıkları nükleer felaket tehlikesini sinemada somut bir şekile soktular. Oksijen yok edicisi direnişlerini, Godzilla ise karşı karşıya kaldıkları tehlikeyi sembolize etti. Buna rağmen, şehla bakışlı, tombul bacaklı Godzilla'yı ulusal sembolleri olarak kabul ettiler.
Yıllar geçtikçe, Godzilla'nın ilk filmlerdeki hareketleri bir çoğu tarafından olumsuz eleştiriye uğradı. Godzilla, zamanının teknolojisi itibariyle insan olmanın ötesine geçemiyordu. Haruo Nakajima, 1954 yılından 1972 yılına kadar Godzilla'yı canlandıran isim oldu. Yönetmen Ishiro Honda yarattığı dünya ile Godzilla'yı bir efsane haline getirdi. Bunun yanı sıra senaryoya Shigeru Kayama ve Takeo Murata'nın da katkısıyla çizginin dışına çıkmadan bir de aşk hikayesi ekledi. Tipik bir Japon geleneği olan onur ve şeref mücadelesini de senaryonun akışına dahil etti. Sonuç olarak, 58 yıllık bu film günümüz felaket filmlerinde halen etkisini sürdürmekte ve halk arasındaki manevi yerini korumaktadır.

0 yorum: